Asla kaçamayacak olan bir adamın mektubu
Hamit’in ne dediğini
umursamadığımdan, onu görünce hissettiğim olanca bayağılıktan, yüzünün her
kıvrımına kondurduğum binlerce “biliyorum” ve sanadiyecekbirşeyimyok’tan, ne
bileyim, belki seni seviyorumdan, ayağa kalkışımdan, küfredişimden, Hamit’e
karşı Hamit olamayışımdan, Hamit’te bir Hamit arayışımdan, bir tane daha, ondan
içeri, güçlü kararlı ve bu hayatı yaşayabilengillerden; öyküsüzlükten, İngilizce
kelimelerden, kahkahalardan, rujlardan, mini eteklerden ve keskin
kelebeklerden, “Ey!” diye çığıranlardan, yok artık diye gürleyenlerden,
tanıyanlardan, onu da bilirimcilerden, mimiklerden, saklanan o bütün
kepazeliklerden, yeryüzündeki tanrılardan, kuramadığım cümlelerden, olamadığım
kimselerden, edemediğim tekliflerden, öfkemden belki, belki sana karşı
oluşumdan, sen diye sandığım sana ilişkin bir Hamit’ten işte, Hamit’in bende
kalan kısmında Hamit’e dair çizdiğim her şeyden hatta, bir yargılamadan sonra
bileğinde kelepçe lekesinin verdiği utançtan, bu lekenin günlerce, haftalarca
ve aylarca parıl parıl parıldamasından, mahalleleri geçse şehirlere varsa
denizleri birbirine katsa da bu çirkin etiketten kurtulamayışından, bir
iğrentiden ki bu iğrentinin devamındaki tatlı okşayıştan, çıplaklıktan, ateşten,
sıcaktan; filhakikalardan, Orta Doğu’dan, bombalardan, kinden, avlanmaktan,
okulda, işte, her yerde, avlanmaktan, ve evet virgülden, Hamitçiğim, en çok ne
biliyor musun, en çok sen olamayışımdan, kaçıyorum.
Ve biliyor musun belki de sen oluşumdan kaçıyorum, seni sana yazdığıma anlam katmış olurum böylelikle, böylelikle kendimi haklı çıkarırım kimi ceza hâkimleri karşısında, uzun cümlelerimde haklılık payı kazanırım, katma değer vergisi işte, ne bileyim, böyle.
Kaçıyorum ve kaçışımın birileri tarafından umursanmasını hak ettiğini göstermek için de satırlarca yazıyorum, evet belki kaçışın raconuna ters bunlar, belki kaçış zaten pılını pırtını tüm kelimelerini sırtına atıp çekip gitmek olur, ama ben kaçtığımı bazısının gözünün içine sokmak istiyorum. Belki Hamit oluşumdan gelen, belki alalede bir isme dakikalardır yüklediğim bütün bu ağır yükten, belki bir yerlerde gerçekten var olan bir Hamit’in bu yükü hissedip de tam şu an kalbinin sıkışmasından, aman hanım içime bir sıkıntı düştüsün’den, her şeyden; kendimi, bütün bunları, kaçışımın kutsal kitaplarca suç sayılışını, bilerek, bilişimi temin ederek, bütün kelimelerimi teminat göstererek, kaçıyorum.
Hoşça kalmayın.
gazisanatfelsefe.com/asla-kacamayacak-olan-bir-adamin-mektubu/
Ve biliyor musun belki de sen oluşumdan kaçıyorum, seni sana yazdığıma anlam katmış olurum böylelikle, böylelikle kendimi haklı çıkarırım kimi ceza hâkimleri karşısında, uzun cümlelerimde haklılık payı kazanırım, katma değer vergisi işte, ne bileyim, böyle.
Kaçıyorum ve kaçışımın birileri tarafından umursanmasını hak ettiğini göstermek için de satırlarca yazıyorum, evet belki kaçışın raconuna ters bunlar, belki kaçış zaten pılını pırtını tüm kelimelerini sırtına atıp çekip gitmek olur, ama ben kaçtığımı bazısının gözünün içine sokmak istiyorum. Belki Hamit oluşumdan gelen, belki alalede bir isme dakikalardır yüklediğim bütün bu ağır yükten, belki bir yerlerde gerçekten var olan bir Hamit’in bu yükü hissedip de tam şu an kalbinin sıkışmasından, aman hanım içime bir sıkıntı düştüsün’den, her şeyden; kendimi, bütün bunları, kaçışımın kutsal kitaplarca suç sayılışını, bilerek, bilişimi temin ederek, bütün kelimelerimi teminat göstererek, kaçıyorum.
Hoşça kalmayın.
gazisanatfelsefe.com/asla-kacamayacak-olan-bir-adamin-mektubu/

Yorumlar
Yorum Gönder