Yılan
“Ana koş, bubama yılan aktı.” Hüseyin yaylada sağlıklı, tombul, al yanakları sallana sallana koşuyor. Sesi bütün bucağı tuttu, sığırı bakır maşrapaya sağarken işitti bunu Kalık Ayşe (Geç evlenmiş imiş, geç dediğim de yirmi altı yaşında. Eskiler böyle lakap takmış zamanında, üstüne yapışmış. Bakmayın pek kızmaz bu lafa, ona komik gelir, nihayetinde artık evini barkını kurdu.)
Kalık
Ayşe anlamadı ilk, çocuk yanına yaklaşıp da nefes nefese, duraksaya duraksaya
tekrar edince sözünü vay başımıza gelenler dedi de keşanını kafasından sıyırıp
dizinde dövdü. Bubam öğürüyor, yılan akmış, koştum geldim. Madenin oradadır. Ayşe
ayaklandı, neneni çağır, elbet bir çaresine bakılır.
Nenesi
hazırlığı yapmaya koyulurken Ayşe kocasının yanına vardı. Hasan servinin
dibinde midesini tutuyor, sürekli öğürüyor. Uyurken yılan girmişmiş ağzına, bir
gariplik hissedince heyecandan yutkunuvermiş imiş. Adam eliyle midesine
şamarlar indiriyor, yılanın kıvranışını hissediyor, konuşurken güçlük çekiyor.
Muhtar dedi zor bela, haber ver. Hüseyin muhtarın evine koştu. Kadının gözleri
yaşardı. Kocasının sırtını sıvazlıyor.
Öyle
böyle Hasan ayağa kalktı, karısı kolunda ağaçlığın yolunu tuttu. Poyraz şiddetli,
koyunlar etrafta otluyor, hazırlıklar tamamlandı, adam kıvranıyor. Muhtar
sigarası ağzında ateş yaktı, harladıkça harlıyor. Kazanda yeni sağılmış süt,
bekliyor.
Sığırların
boynuna bağladıkları halattan getirmişler. Muhtar, Hasan’ın ayak bileklerine
kuvvetlice bağladı. Hüseyin, bubam ölecek demiş. Ayşe yaşmağıyla ağzını
kapatıyor. Poyraz kuvvetli, insanlar toplanıyor.
Servinin
dalına tutturdular halatı, köyün erkekleri asıldı, Hüseyin baş aşağı havalandı.
Altındaki ateşte süt kaynıyor, Hasan sallanmakta. Köylüler bilmem kimin başına
da geldiydi, olur mu olur, yaylada uyunmaz öyle ulu orta diyorlar.
Süt
kokusu her tarafa vurdu, Hasan’ın yüzü kıpkırmızı oldu. Ateş kızdıkça, süt
fokurdadıkça Hasan öğürmeye başladı, herkes nefesini tuttu. Muhtar çıkacak
çıkacak diye fısıldıyor.
Küçük
bir yılan kafası dudakları arasında görüldü Hasan’ın. Süt kokusu onu çekermiş
imiş, hayvan baş aşağı duran Hasan’ın midesinden öyle çıkmış imiş. Dudakları
arasındayken Hasan eliyle kaptığı gibi fırlattı yılanı, Hüseyin yılanın düştüğü
yerde kafasını ezdi. Hasan’ı tutup indirdiler, Allah korusundu böyle şeyden.
Yorumlar
Yorum Gönder