Günlük – 28.10.2021 - Heterodoks
Yazacak
bir şey bulamadığım an olmuyor mu, elbet oluyor. Elbet oluyor da en çok o anlar
yazmaya gayret ediyorum. Yazacak şey bulamamanın bir açıdan “bakın yaşıyorum”un
ilanı olduğunun farkındayım çünkü. Bakın yaşıyorum ve onları yazacak kadar
ümitsizliğe düşmedim, edinilmiş bütün meziyetlerimin farkındayım ve bugünlerde
onları dışavuracak kadar aşağıda değilim, bir gülümsemenin çok zor olmadığı
zamandayım, insanların yüzüne bakmadan sokaklarca akıp gidişlerimdeyim demektir
bir şeyler yazamamam. Bunu kaldıramam bilesiniz, kaldıramam da kendimi ikna
etmeye çalışırım. Her zaman yazacak şeyler vardır, estetik kaygı gütmeden de
zihnin kâğıda aksi değerlidir, art arda fonetik olarak uyumlu kelimeler olmadan
da yazılabilir efendim, faşizan tutumla edebiyat yapılmaz, alın içimden geçeni
yazıyorum. Heterodoks olmanın ayrıcalık olmadığını bilerek, o durumda olmayı
şerefli saymayarak, farklı oluşun en aciz durumlardan birisi olduğunu idrak
ederek buradayım.
Burası
heterodoksun mezarıdır. Güller içinde yeşerecek bir ölümün merasimidir, hayal
ettiğin kadar yetenekli olmayışın da itirafıdır bir yerde.
Güzel
bir yazı yazmayacağımı bilerek yazıyorum. Arada bir yerde, çirkini göstermekten
ibaret cesaretle, edebiyat yapamadan yazıyorum. Sanırım ateşim var, ara sıra öksürük
krizleri tutuyor. Biliyor musunuz, konuştuğum her kelimede bir yalanı
büyütüyorum. Köyümde çıplak ayakla toprakta yürüdüğüm vakit en gerçeği geliyor,
kentin içinde kentçe kandırıyorum insanları. Kent insanı, kent; seslerce
büyüyen gürültülerin evladı, dişlerini taşla bileyen köpek.
İçten
içe size hırlıyorum.
Bütünlük ne aptalca, aliterasyon ne
zırva, kent ne büyük bir hastalık, insanlar ne güzel salaklaşıyor. Yazacak bir
şey bulamadığım bir an olmuyor mu, elbet oluyor. O vakit kendime köyden bir
koza örüyorum, köpekçe dişlerimi penseyle çekip senin aslın budurca bir
manifesto hazırlıyorum.
Kentlerin
beni yazdırmayan umması,
Seni
daha önce görmüştüm müydü,
Seni
daha önce işitmiştim miydi,
Sana
düşmanlığım ne kadim,
Sana
düşmanlığım ne taze.
Heterodoksluğumu
kendime hatırlattım, kılıcımı kimseye vermeyeceğim, demirin soğukluğu beni
ferahlatacak.
Uzun zaman sonra yeniden yazılarınlarınlayım, her zaman yazacak bir şeyler bulabilmen ümidiyle...
YanıtlaSilİnşallah, teşekkür ederim.
Sil